Gaziantep Çepni Köyleri

GAZİANTEP FIRAT NEHRİ KIYISINDAKİ ÇEPNİ KÖYLERİNİN İSİMLERİ:

01- AŞAĞI KAYABAŞI (Miseyri Köyünden ayrılanlar tarafından yerleşilmiştir)
02- BÜLBÜL (Miseyri Köyünden ayrılanlar tarafından yerleşilmiştir)
03- HALİLBAŞ  (Miseyri ve Köseler Köyünden ayrılanlar tarafından yerleşilmiştir)
04- HASANOĞLU (Sarılar Köyünden ayrılanlar tarafından yerleşilmiştir)
05- KIZBOĞAN (Hasanoğlu Köyünden ayrılanlar tarafından yerleşilmiştir)
06- MİLELİS (GÖÇMEZ)
07- MİSEYRİ (KUZUYATAĞI)
08- SARILAR
09- YUKARI KAYABAŞI (Köseler Köyünden ayrılanlar tarafından yerleşilmiştir)

Not : Yukarıdaki bilgiler damdira.com dan alınmıştır.

Türkiye İstatistik Kurumu 2009 verilerine göre Gaziantep Çepni köyleri nüfusları

TOPLAM ERKEK KADIN
Hasanoğlu 203 90 113
Altınpınar 99 49 50
Kuzuyatağı 736 359 377
Sarılar 724 347 377
Göçmez 529 258 271
Köseler 471 225 246
Cuma, Ağustos 17th, 2012 at 13:49

Ağasar vadisinde çepniler

AĞASAR; Çepnilerin en özgün kültürleriyle , en saf vadidir. Trabzon Şalpazarı (AĞASAR); beşikdüzünden 15 km güneyden başlar, 70 km kadar vadi boyunca, Jaraksrak, Sazalanı, Erikbeli, Kürtün arasındaki Ağasar Deresi vadisinin bulunduğu bölge, ÇEPNİ yerleşimidir. 1500 lerden itibaren OĞUZ ve YOBUL (Çeşmeönü-Beşikdüzü)’nden Güneye doğru yayılmışlardır. Doğu karadenizde ilk çepni iskan bölgesi OĞUZ (Şimdi Türkeli beldesi) köyüdür. Alevi olmaları gayet doğaldır, o zamana göre. Osmanlının Trabzonu fethinden sonra, sünnileşme de başlamış, Asıl Yavuz’un Safevileri yendiği Çaldıran savaşından sonra da hızlanmış ve günümüze gelmiştir. Hatta bazı Çepni ailelerin, Gümüşhane üzerinden Şah İsmaile katıldıkları da sabittir.

Yazan : Hasan Keskin

Cumartesi, Ekim 16th, 2010 at 13:53

çepni köyleri

Bilinen çepni köyleri aşağıdaki il ve ilçelerdedir. Listede olmayan çepni köyleri için lütfen yorumunuzu bırakın.

Afyonkarahisar ili Hocalar ilçesinde;
Balıkesir ili Bandırma ilçesinde;
Bolu ilinde;
Bolu ili Mudurnu ilçesinde;
Bursa ili Mudanya ilçesinde;
Giresun ili Espiye ilçesinde;
Kastamonu ili Çatalzeytin ilçesinde;
Kastamonu ili Tosya ilçesinde;
Kırşehir ili Çiçekdağı ilçesinde;
Samsun ili Yakakent ilçesinde;
Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde;
Sivas ili Gemerek ilçesinde;
Çanakkale ili ayvacık ilçesinde (köyün yeni ismi Küçük Çetmi) çepni köyleri bulunmaktadır.

Yorumlardan gelen bilgilere göre Çepni Köyleri

Giresun ili tirebolu ilçesi kovanpınar köyü

Trabzon ili şalpazarı ilçesi akçiriş köyü

Ordu Bayramli koyü

Koyulhisar, Şebinkarahisar, Mesudiye ve çevresi

Trabzon ağasar

Amasya- Merzifon - Deralan köyü
Amasya - Gümüşhacıköy - Karali
Amasya - Merzifon - Yakacık köyü ( Bu köyde 4 sülale vardır.Diğer sülaler yerli sülalerdir.)

Cumartesi, Ekim 16th, 2010 at 13:47

Rize’de çepniler

Rize yöresindeki Kara Dere ile diğer üç nahiye Çepniler ile meskundur. Ünlü haydut Çepni Ali Rize Çepnilerinden olup en sonunda bşına 300 kişi toplayarak Rus harbine katılmıştır. Şimdi dahi Rize yöresindeki köyleri ziyaret edenler Çepni adının hâlâ bu köylerde unutulmadığını görürler.  Bölgenin (hatta Anadolunun) Türkleşmesinde çok büyük katkıları olan Çepniler umarız uzun zaman daha unutulmaz.

Pazar, Mayıs 10th, 2009 at 17:36

Çepniler Alevi mi Sunni mi ?

Çepni yi anlatan birçok kaynakta Çepni’lerin alevi olduklar? belirtilir ancak tüm Çepni’ler mi alevimidir ? diye merak etmiyo değiliz. Bunun araştırmasını yapan bir araştırmacının cümleleri aşağıdadır.

“XVI. ve daha sonraki yüzyıllarda dahi gerek Çepniler arasında, gerek komşuları olan diğer Türkler arasında Alevî inancını taşıyanlar bulunabilir. Fakat Ömer, Osman Bekir isim/eri, onlardan pek çoğunun Sünnî olduğuna asla şüphe bırakmıyor. Diğer taraftan az yukarıda belirtildiği üzere 5-10 haneli Çepni köylerinde camiler bulunuyor ve camilerin imam, hatip, müezzin muhassıl gibi vazifelileri görülüyor, fakihlere ve müderrislere de sık sık rastgeliniyor. Kısaca onlar asla karacahil bir topluluk değildir. Çünkü din adamlarından müteşekkil aydınlar? var. XV. yüzylın ikinci yarısı ile XVI. Yüzylın birinci yarısında Â??k’ın dediği gibi “bidin” dinsiz insanlar değil bilakis dindar bir topluluktur. Bir taraftan Safevî propagandaları, diğer taraftan Osmanlı’nın Anadolu’nun her tarafında yaptıkları gibi, tımarlarını ellerinden alıp kendi kullarına ve kul oğullarına (= yani devşirme zümresine mensup olanlara) vermeleri yüzünden aralarında Alevilik belki az daha yayılmış olabilir.”

Kaynak : www.ktu.edu.tr/trabzon/

Pazar, Mayıs 10th, 2009 at 17:29

Hacı Bektaş Veli ve Çepniler

Çepnilerin Anadolu’daki varlığını incelmeye başladığımızda karşımıza çıkan ilk isim Hacı Bektaş Veli oldu. XIII. yüzyılda yaşayan Hacı Bektaş Veli’nin hayatını anlatan ve XV. yüzyılın son çeyreğinde kaleme alınan Menâkıb-ı Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli adlı eserden Hacı Bektaş Veli’nin Suluca Karahöyük’teki ilk müridlerinin Çepniler olduğu anlaşılmaktadır: “Hacı Bektaş, Kırşehir’e, Suluca Karahöyük’e (bugünkü Hacı Bektaş İlçesi) gelir. Burada, Çepni boyundan bir oymak oturmaktadır. Uluları Yunus Mukri’dir. Yunus Mukri okumuş yazmış bir insan olup, dört oğlu vardır: İbrahim, Süleyman, İdris ve Saru. İdris ile Saru da okumuşlardır. İdris’in karısı, Bektaşiler tarafından sonradan kutlu sayılacak olan, “Kadıncık Ana-Kutlu Melek’tir. Kadıncık Ananın çocuğu olmamaktadır. Bir gün rüyasında, on dört dolunay koynuna girer. İdris Hoca, bunun çocuğu olacağı manasına geldiğini müjdeler. Daha sonra Bektaş Veli çıkagelir. Kadıncık Ana’yı evlat edinir. Onun duası sayesinde ve burun kanı kerametiyle. Kutlu Meleğin çocuğu olur. Doğan çocuğun adı, Timurtaş veya Seyyid Ali Sultan’dır.” Kuvvetli bir ihtimalle Bektaşi Çelebileri de bu Kadıncık Ana ile İdris Hoca’dan gelmişlerdir.

Kaynak : www.ktu.edu.tr/trabzon/

Pazar, Mayıs 10th, 2009 at 17:25

Giresun Çepni Köyü

Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Çepni köyü Giresun iline 45km, Espiye ilçesine 16km uzaklıkta bir çepni köyüdür. Köyün nüfusu 2000 yılındaki sayımlara göre 413 tür.  Köyede ilköğretim okulu, ptt, sağlık ocağı bulunmaktadır. Köy ile ilgili birkaç fotoğraf yazının devamına eklenmiştir. Köyde yaşayanlar bu yazıyı okurlarsa daha fazla bilgi için yorum bırakırlarsa seviniriz.

cepni_giresun_1

cepni_giresun_2 cepni_giresun_3

Pazar, Nisan 26th, 2009 at 10:57

Atatürk Rize de

Atatürk 1923’de Rizeli oldu

Kurtuluş savaşı boyunca Anadolu’nun muhtelif bölgelerinde savaşan ve milli mücadelenin başarıya ulaşmasında katkıları olan Rizeliler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi M. Kemal Atatürk’e hemşehrilik teklifinde bulunur. Atatürk, bu teklifi 20 Nisan 1923’te Rize Livası İdare Meclisi üyelerinden Hüseyin Bey ile arkadaşlarına gönderdiği bir yazıyla kabul ettiğini bildirir. 29 Nisan 1923 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi ve Yenigün Mecmuasında haber olarak yer alan gelişme, genç Türkiye Cumhuriyeti’nde büyük yankı uyandırır.

Memleket sularında ıslandı

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Rize’yi ziyareti, hemşehriliği kabulünden sonraki altıncı aya rastlar. 17-18 Eylül 1924 tarihinde Hamidiye zırhlısıyla Rize’ye gelen Atatürk, Rize halkı, vali Hurşit Bey, komutanlar ve heyetler tarafından karşılanır. Sahilde toplanan halk, Ata’ya ve eşi Latife hanıma büyük sevgi gösterisinde bulunur. Atatürk ve beraberindekileri Hamidiye zırhlısından alıp karaya ulaştırmaya çalışan motor denizin şiddetinden muvaffak olamayınca Müftü Mahallesinden 20 yaşındaki Hakkı Şentürk, dayanamaz ve öne atılır. Denize koşup Atatürk’ü sırtına alarak karaya çıkarmak ister. Atatürk, bu isteği “Bırakın ayaklarım memleketimin sularında ıslansın” diyerek geri çevirir.

Sahilde Ata’yı görmek için toplanan Rizeliler, gemiden yapılan top atışına silahlarıyla karşılık vererek sevgi ve coşkularını dile getirir. Halılar serilen güzergah boyunca kurbanlar kesilir, aynı gün şehirde açılışlar gerçekleştirilir. Ardından Reisi Cumhur Mustafa Kemal Atatürk Hükümet Dairesini, Belediye’yi, Halk Fırkasını ve kumandanlık dairelerini temsil edenlerle görüşür.

Atatürk, istirahat için kurtuluş savaşı yıllarından tanıdığı Mataracı Mehmet Efendi’nin konağına çekilir. Mehmet Efendi, bu müstesna misafire Rusya’dan satın aldığı kalpağını hediye eder. Atatürk, İstanbul’a dönünce kalpakla çektirdiği fotoğrafı imzalayarak o günün anısına Mehmet Efendi’ye gönderir. Bu fotoğraf halen Rize’de Atatürk Müzesi’ne dönüştürülen Mataracı Mehmet Efendi’nin evinde sergilenmektedir.

Rize’de hükümet konağını  ve daireleri ziyaret eden Atatürk’e Rize Müftüsü Mehmet Hulusi Efendi ve Pazar Müftüleri bir dilekçe vererek medreselerin yeniden açılmasını isteyince Atatürk, “Medreseler kapanmıştır. Açılmayacaktır. Bize mektep lazımdır, mektepler açılacak, bu kanunu yapanlar sizden alim olanlardır. Artık bu milleti kendi haline bırakın, ulu nurunu mekteplerden alacaktır.” diyerek karşı çıkar.

Rizeliler’in hemşehrisi M. Kemal Atatürk, Rize ile olan ilişkisini daha sonraki yıllarda da sürdürerek milli günler ve önemli hadiselerde kutlama mesajları gönderir. Çeşitli dönemlerde telgrafla haberleştiği isimler arasında Mektupçu Behçet Tuzcu, Halkevi Başkanı Oğuz Bey, Mataracı Mehmet Efendi ve Rize Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti yöneticilerinden Lazzade Mustafa Efendi yer alır.

Atatürk’ün kendi el yazısıyla Ankara’dan Rize Müdafa-? Hukuk Cemiyeti’ne  gönderdiği ve “Öteden beri herkesin yakından bildiği kahramanlıklarıyla kendilerin tanıtmış olan Lazistan Ahali’nin ülkenin kurtuluşu için azim ve üstün gayretlerini takdir ederiz” şeklinde bir cümle sarf ettiği telgrafı Rizeliler için övgü dolu sözler içeriyordu.

Pazartesi, Mart 2nd, 2009 at 20:45

çepni kızı şiiri

Çepni kızı şiiri

Yanakları gamzeli, gerdanı kar beyazı,
Belinde peştamalı , çarıklı Çepni kızı.
Kışın köyde çalışır, yaylada geçer yazı,
Belinde peştamalı, çarıklı Çepni kızı.

Nasır tutmuş elleri yayla otu kokuyor.
İskemleye oturmuş, kara dastar dokuyor.
Rahvan yürüyüşüyle nice canlar yakıyor.
Belinde peştamalı, çarıklı Çepni kızı.

Kınalı saçlarını yaşmak altında toplar.
Narin ayaklarında alacalı çoraplar.
Görenlerin içini tuhaf bir duygu kaplar.
Belinde peştamalı, çarıklı Çepni kızı.

Kesmiş fındık çubuğu, örüyor seleğini.
Kuşlukta yayık yayar, doldurur küleğini.
Mevlâmız Akkeseye indirmiş meleğini.
Belinde peştamalı, çarıklı Çepni kızı.

Beyaz entari giymiş, benzemiş kardelene.
Altı aylık tay gibi; gelene bak gelene!
Bir de sen gülmez misin gül yüzüne gülene?
Belinde peştamalı, çarıklı Çepni kızı.

Erişti göç zamanı, ayrılık günü yakın.
Bir kez daha göreyim, örtme yüzünü sakın.
Hamaylısı boynunda, şu güzelliğe bakın!
Belinde peştamalı, çarıklı Çepni kızı.

Obalının düşüsün, ulaşılmaz hayalsın.
Bu ne işve, bu ne naz; ander kaybana kalsın.
Altüst ettin dünyamı; seni yaratan alsın.
Belinde peştamalı, çarıklı Çepni kızı.

Perşembe, Aralık 25th, 2008 at 22:22

çepni damgası

cepni Soldaki resimde görülen damga Oğuzların 24 boyundan biri olan “Çepni” boyunun yazılı kaynaklarda geçen damgasıdır. Aşağıdaki belgede ise “çepni” dahil olmak üzere Kaşgarlıdaki Oğuz Boyları damgaları ile birlikte yer almaktadır.

cepni_tamga

Pazartesi, Aralık 15th, 2008 at 00:57